Loading...

Orf ve Adetler


Orf ve Adetler

GİRESUN ÖRF VE ADETLERİ

Çeşitli medeniyetlere ait tarihi zenginlik ve kültür unsurları ile dolu olan Giresun ili; tarihi açıdan olduğu kadar, kültür bakımından da ilgi çekicidir. Amozonlardan Bizans'a; Kafkas'lardan Anadolu'ya , Selçuklulardan Osmanlıya kadar Dünya tarihine egemenliğini hissetirmiş medeniyetlerin Seçuklulardan Osmanlıya, izlerini görmek her yerde mümkün deyildir.

Selçuk ve Osmalı döneminde, ve de Cumhuriyet döneminde Giresun, Türk Kültür hayatına önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak coğrafyanın dağlık ve oldukça dik meyilli olması ulaşımı güçleştirmiştir.Bu ulaşım yetersizliği kültürel değerlerin ülkenin diğer bölgelerinde yeterince duyulmasını engellemiştir.

Yine aynı coğrafi sebepler, bölgede yerleşimi dağınık ev sistemine zorlamıştır. Tarımla uğraşan toplum, elverişli bulduğu araziyi tarlaya çevirmiş, evini komşusuna göre deyıl, tarlasına göre yerleştirmiştir.

Bütün bu sebeplerden dolayı, ilçeler hatta birbirine yakın köylerde yaşayan insanların şiveleri oldukça büyük farklılıklar göstermiştir. Şehirde yaşayan insanlar, köyleri ile devamlı ilişki içinde bulunduğundan, köylerde yaşatılan geleneklerin çoğu şehirlere de taşınmıştır.

Yöra halkı tarafından yaşatılan örf ve adetlerden bağzıları aşağıda anlatılmaktadır. Bunların çoğu oldukça eski tarihlere dayanır.

Yılbaşı: Her yıl Miladi takvime göre Mart ayının 14'ünde yılbaşı tutulur. O sabah erken kalkılır, denizden veya nehirden su alarak eve gelinir. Bu su evin her tarafına serpilir. O gün uğursuzluk sayılır diye eve misafir kabul edilmez, Ancak denenmiş birisi var ise o eve çağrılır. Gelen kişi sağ ayağı ile içeri girerek martınızı bozdum der ve yeni yıllarını kutlar. O akşam sısrgan pişirili ve içine mavi boncuk atılır. Ayriyeten Kemer ocaklığı olan evlerde ısıtılmış taş üzerinde Taflan yaprağına sarılı ve içinde mavi boncuk sarılı bir ekmek pişirilir. Bu mavi boncuklar kimin ağzına gelirse o sene ekine o kişi başlar. Osene ürün bol olur ise Martı bozan kişi uğurlu gelmiş sayılır.

Bu takvime göre Mart ayının birinden ihtibaren 12'sine kadar hava durumuna bakılarak, gelecek mart ayına kadar havanın nasıl gideceği hakkında fikir yürütülür.

Hidrellez: Mayıs ayının 6'sına gelindiğinde, o gün Hızır ve İlyas Aleyhisselamların biraraya geldiğine ve kış aylarının bitip, özel günlerin geleceğine inanılır. Akşamdan üç-beş genç kız niyet tutarak, bir gül ağacının dibine yüzüklerini gömerler.S Sabahleyin mani okuyarak onları çıkarırlar.

Mayıs Yedisi (Aksu Şenlikleri): Her yıl Mayıs ayının 7'si (miladi 20 Mayıs) kutlanır. sabahleyin erken saatlerde kalkıp, yanlarına yıyecek ve içeceklrini alan halk, Giresun'un doğsunda bulunan Aksu Deresinin deniz ile birleştiği yerde toplanırlar. burası bir panayır yerine dönüşür. İnsanlar, özellikle hastalar, dertliler, çocuğu olmayanlar, dilekleri olanlar Aksu deresinin kıyısına vararak bir dilek dileyip, yedi çift bir tek taşı suya atarlar.

4000 yıllık geçmişin kültür mirası olarak günümüze ulaşan törenler 1997 yılına kadar Mayıs Yedisi adıyla sürdürülürken, bu tarihden ihtibaren Giresun Aksu Kültür ve Sanat Festivali adıyla kutlanmasına karar verilerek, şenliklere anlam kazandırıldı.

Burada yapılan törenler üç anabölümden oluşur. 1. Çocuğu olmayanlar, dilekte bulunarak, üç kez sayacaktan geçerler. 2. Baharın gelmesiyle birlikte kötülüklerden arınmak isteyenler, Aksu Deresinin denize döküldüğü yerde Derdim Belam Denize diyerek, yedi çift, bir tek taş atarlar. 3. Adanın etrafını dolaşma geleneği.işlem sayacaktan geçtikden sora devam edilerek tamamlanır. Ada turu, Hamza Taşının önünden başlar, yine burda biter.

Düğün Törenlari: Düğün törenleri geleneği günümüzde çoğunlukla köylerde sürdürülmektedir. Bu törenler genelde iki gün iki gece devem etmektedir. Düğün törenleri kız evi ve oğlan evi olmak üzere iki yerde kutlanır. Oğlan evinde çoğunlukla erkekler, kız evinde ise kadınlar eylenirler.

Çarşamba günü gecesi gelinin eline, maniler okunarak kına yakılır bu geceye kına gecesi denir. kına gecesinde geline hediye takılır, bu hediye töreninde hediye takılanların adları, verdikleri hediyeler abartılarak söylenir. Kına gecesi kız evi oğlan evine konak giderler. Gelen konuklar davul zurna ve Kemençe eşliğinde oğlan evinin yakın bir yerinde karşılanır. O gece yenilip içilip sabaha kadar eğlenilir.

Perşembe günü gelin alma günüdür. Oğlan evi, gelin evinin uzaklığına bağlı olarak öğleden sonra gelin almak için kalabalık bir şekilde kız evine gelinçi giderler. Gelinçi gitmeden önce dağmat ortaya çıkartılarak takı takılır. Gelin kız evinden alınıp gelinir. Gelin eve girerken dağmat gelinin başına para ve fındık atar. Kaynana, gelin eşikten girerken eşiğe bir su testisi koyar, gelin su testisini devirerek içeri girer.

Düğün töreninden sonraki ilk beşinci günü gelinin akrabaları gelerek ceyiz toplarlar, Yedinci gün ise Gelin ve dağmat ile arkadaşları Kızın anne ve babası ile akrabalarını ziyaret ederler ve bu ziyaretde dağmat yumurta yer.

Doğumla İlgili Gelenekler: Kısırlığı gidermek için buğuya, kızgın kiremite, ya da taşa oturtulduğu, koca karı ilaçlarından medet umulduğu görülmaktedir. Gabenin sağ yanı, sol yana göre daha ağırsa erkek, solyan ağır, karın yayvan, yüz lekelenmiş ise kız çocuğu inancı kimi çevrelerde yaygındır. Doğumdan sonra göbek bağı toprağa gömülür.

Giyim Gelenekleri: Geleneksel giysiler daha çok iç kesimlerde ve şehirlere uzak köylerde giyilmektedir. Erkekler aba-zıpka giyerler.Günlük kadın giyimini ise; oyalı yaşmak ya da çember, peştamal, entari-hırka, yün-şal, Keşan ve kara lastikdir. Takı olarak beşibirlik, hasır bilezik takılır.

Beslenme Gelenekleri: Bölgede bakıl, mısır ve karalahana beslenmede çok önemli bir yer tutmaktadır. Fasulye ve bağzı sebzeler kurutularak veye tuzlanarak kışa saklanmaktadır. Yörenin fasülye turçusu meşurdur.

Kiraz, Taflan(Kara yemiş), yağsız peynir tuzlanarak kışa saklanmaktadır. Hamsi salamura yapılarak yaza saklanmaktadır.

Pancar çorbası, mısır dolması, karalahana dolması, pancar diblesi, pancar döşemesi, kiraz tuzlusu, fasülye turçusu, kabak kabuğu kavurması, ısırgan yağlaşı, Diken ucu kavyrması, mısır ekmeği yöreye özgün yemeklerin başında gelmektedir.

Halk Oyunları: Giresun ilinde iklim şartlarına ve coğrafik yapıya bağlı olarak yöreye has halk oyunları ve buna bağlı figürler gelişmiştir. Oyunlar genellikle hareket ve çeviklik içermekle beraber kadın ve erkeğin beraber oynadıkları bölümde, erkeğin kadına saygısından dolayıdır ki, erkek figürleri kadın figürleri ile aynı esnaklik ve yumşaklığa düşmektedir. Fakat oyunlar kazaların bulunduğu yörenin karakteristik özelliğini de içine alarak farklı şekillerde icra edilmektedir. kostümlerini bile etkilemektedir.

Oyunlar kendi içersinde oyun oyun ayrılmakta ve oyun kendine özgü bir isimle anılmaktadır. Horon, dik horon, sallama, karşılama, çandır, metelik, biçak oyunu, tamzara, çiftetelli gibi isimler almişlardır

Adak Yerleri: Giresun adak, inanç ve pratikleri halk arasında yoğun olarak yaşatılmaktadır. Yapılan incelemeler her kesimden insanın bu mevzuda duyarlı olduğunu ortaya koymuştur. Bu adak yerlerinden bağzıları:

İkiz Taşlar: Tirebolu ilçesinde sahile çok yakın bir mesafede denizin ortasında bulunan iki büyük kaya parçasıdır. 20 Mayıs Bahar Şenlikleri esnasında çevresi kayıklarla dönülerek dilekler dilenmektedir.

Karagöl: Giresun-Ordu-Sivas illerinin birlrşme noktasında bulunan 3107 m. zirveli Karagöl dağında bulunan kreter gölüdür. Gölde yüzünü aksini görenler cennetlik kabul edilir.

Kulakkaya yaylası düzlüğü: Buyaylada bulunan bir düzlükte yetişen yosun, kum ve ağaç köklerinin çeşitli hastalıklara şifa olduklarına inanılır.

Sevda Yolu: Giresun kalesinde bulunmaktadır.

Yokuşbaşı: Tirebolu ilçesinde, İstiklal Mahallesinde bulunmaktadır.

Şeyh Yakup Hanife Türbesi: Giresun-Dereli yolu 10. kilomertesinde bulunmaktadır.

Seyit Şeyh İdris ve Şeyh Pir Aziz Türbeleri: Piraziz ilçesine bağlı Gökçeali ve Nefsi Piraziz köylerinde bulunmaktadır.

Tepeköy: Görele ilçesine bağlı Tepeköy'de bulunmaktadır.

Pamuk Dede: Çavuşlu beldesi, Beyli Mahallesinde bulunmaktadır.

Seyyid Vakkas Türbesi: Şehir merkezinde Cumhuriyet ilköğretim Okulunun karşısındadır.

Şeyh Aziz Hüseyin Baba Türbesi: Keşap ilçesi, Yolağzı Köyü Cingiren Mahallesindedir.

Gülbahar Hatun Tekkesi: Yağlıdere ilçesi, Tekke Köyde bulunmaktadır.

Hacı Mustafa Hz. Türbesi: Dereli ilçesi, Kızıltaş Köyünde bulunmaktadır.

Akkaya Köyü Camii: Dereli ilçasi, Akkaya Köyünde bulunmaktadır.

Hasan Şeyh Türbesi: Şebinkarahisar ilçesi, Hasan Şeyh Köyünde bulunmaktadır.

Seyyid Mahmud Çağırgan Veli Türbesi: Alucra ilçesi, Boyluca Köyünde bulunmaktadır.

Şeyh Keramettin Türbesi: Merkez Boztekke Köyünde bulunmaktadır.