Loading...

Dogankent


Dogankent

TARİHİ

Doğuya bir geçit konumunda stratejik bir konuma sahip yerde kurulmuştur. İlçeden Harşit çayı geçmektedir. Kürtün-ü Zir olan eski adı, 500 yıl önce Manastır Bükü olarak değiştirilmiştir. O dönemlerde halkın çoğunluğu hıristiyanlardan oluşmuştu. İdari olarak Nahiye Müdürlüğü statüsünde iken, Nahiye Müdürü Kürtün-ü Zir ve Şimdiki Gümüşhane ilçesi olan Kürtün (Kürtüm-ü Bala) yı birlikte idare etmiş. İl olarak Gümüş 'haneye, orası da Sancak olarak Trabzon sancağına bağlı idi. I.Dünya savaşından sonra Harşit adını alan ilçe, 1916 yılında Ruslar tarafından işgal edilmiştir.

Rusların işgali 1918 yılına kadar sürmüş, Fakat Harşit çayının Batısına geçememişler. ilçe Cumhuriyet döneminde Tirebolu ilçemizin bir bucağı iken 1990 yılında ilçe olmuş.

Harşit kelimesi farsça olup, güneşin en sıcak yeri anlamı taşır. Başka bir rivayete göre bu kelime taş ve çakıllık anlamındadır. Aynı zamanda Harşit çayına da ismini vermiş.

İlçe tarihinde eğitim ve öğretim açısından büyük bir önem taşıyan Doğankent ilçesinde, Hıristiyanlar döneminde çok sayıda manastır faaliyet göstermiştir. Türk hakimiyeti döneminde bir medrese açılmış, bu da Rüştiye mektebine dönüştürülmüş ve önemli bilim adamları bu medreseden yetişmiştir. Ömer Nasuhi BİLMEN, Elmalı Muhammet, İsmail Hakkı ERZURUMLU ilk akla gelenler.

Birinci Mahmut döneminde "voyvoda" denilen derebeyliklerce yönetilen ilçede ilk kez Yakup oğlu İbrahim Ağa, yönetimi ele geçirerek bir süre Derebeylik sürmüş. Onun ölümünden sonra yönetim Emin Ağa'nın eline geçmiş, 1836 Tanzimat fermanıyla birlikte derebeylik yönetiminde ortadan kalkmıştır.

Ermeniler, Rumlar ve Türkler bu bölgede çok uzun zaman bir arada yaşamışlar. Rumların 1918 yılındaki Rus işgalinde, buradaki Türk halkına ettiği zulümleri tarihsel belgeler ile kanıtlanmıştir. İşgalci Rumlar, daha sonra Ruslarla birlikte Bakü'ye dönmüşler.

1952 yılına kadar idari olarak Gümüş haneye bağlı kalan ilçe, 1961 yılında Giresun'a bağlanmış ve DOĞANKENT adını almıştır. 

COĞRAFYA

Gümüşhane yolunun  32. Km'sinde kurulan ilçe Harşit Çayı üzerine yerleşmiştir. Güce, Tirebolu ve Çanakçı ilçeleri ile Gümüşhane il sınırları ile çevrilidir.

İlçenin yeryüzü şekilleri dik ve son derece engebeli bir araziye sahip olup, köy yerleşim alanları çok meyillidir.Yağış miktarı sahile göre daha fazla olup, Sahilden 30 kilometre içerde bulunan ilçe merkezi dağlarla çevrilidir.

İlçe merkezinde bulunan 3 mahalle ile 7 köyün, 1997 yılı nüfus tesbitine göre toplam nüfusu 7.319 olup, Merkez nüfusu 3.831 dıir. Bölgede bulunan diğer yerleşim alanlarında olduğu gibi yöreden Giresun ve sahil ilçeleri ile Batıda bulunan büyük kentlere çok sayıda göç olmuş.

EKONOMİ

İlçeyi sahile bağlayan Tirebolu-Torul karayolu asfalt olup tüm köy yolları sıtabilizedir. Son zamanlarda bazı köy yollarında betonlama çalışmaları yapılmaktadır.

Bölgede  fındık en önemli tarım ürünü olup, bunun yanı sıra çay, mısır, fasulye ve patates yetiştirilmekte. İlçenin bazı köyleri orman köyü olduğundan, orman köylüsünü kalkındırma amaçlı kooperatifler bulunmaktadır.

Ayrıca bölgede büyük ve küçük baş hayvan yetiştiriciliği yanında, tatlı su balıkçılığı da yapılmakta. Fazla ticari olmasa da kümes hayvanları yetiştirilmekte ve arıcılık yapılmakta.

1967 yılında ilçe merkezinde Hidroelektirik Santralı kurulmuş, bu santral yöreye büyük canlılık getirmiştir.

TURİZM

İlçede Turizm çok gelişmemiş olup ekonomiye bir katkısı yoktur. Daha çok iç turizm hakimdir. Turizmi geliştirmek için yayla şenlikleri düzenlenmektedir.

İlçenin önemli tarihi eserleri arasında, Andon kalesi tarihi yapılardan en göze çarpanıdır. 

YAYLACILIK

İlçede yaylacılık yaygın olup, Hayvanlarını otlatmak için yöre halkı yaylaya çıkmakta dir.Güvende yaylalarının ilçe sınırları içinde ve Kazıkbeli yaylasına da ilçeden gidilmesi dolaysıyla yayla şenliklerinin yapıldığı aylarda ilçede sosyal ve kültürel açıdan bir canlılık yaşanmaktadır.

ÖRF VE ADETLER

İlçe Örf ve Adet bakımından Giresun iline benzerlik göstermekte olup, Geleneksel giysiler halk tarafından özel günlerde giyilmekte. Eski geleneklere göre yaylacılık ve yayla şenlikleri sürdürülmektedir.